BlogEngine Türkçe Oluyor..

Internet Explorer Takımı Beta Tester Arıyor

Internet Explorer 8'in ilk betasından sonra, çıkması beklenen gelecek beta sürümleri ve nihayi sürümleri için daha önce Microsoft teknolojileri tarafında deneyimli olan ve IE 8'in özelliklerine hakim beta testerlar aranmakta.

Gelecek yıl içerisinde çıkması planlanan nihayi sürümün eksikliklerini keşfedip, geliştiri takımı bilgilendirmek ve şu özelliği de olsa iyi olurdu demek istediğiniz özellikleri bildirmek için bu fırsat kaçmaz.

Başvuru için tek yapmanız gereken IESO@microsoft.com adresine kısa bir tanıtım ile neden sizi tercih etmeleri gerektiği belirten İngilizce bir e-posta göndermek. Bu aşamadan sonra ise size IE 8 takımının bir parçası olma yolu açılabilir.

Detaylı bilgi geliştirici takımın blogunda mevcut.

Web Teknolojilerinin Geleceği Hakkında

INETA SummerHit ve RIATalks öncesi bu etkinliklerde yapacağım sunumlarda hangi konulardan bahsedeceğimle ilgili sorular almaya başladım. Türkiye'de internet alt yapısı ve internet teknolojilerinin gelişimine paralel olarak internet uygulamalarına karşı artan merak sanırım bu tür soruları tetikleyen.

Kısa süre içerisinde detaylı bir Web 3.0 yazısı hazırlamayı planlıyorum. Bu süreye kadar daha önce Bilişim'07, Akademik Bilişim'08, "Türkiye'de İnternet" Konferansı INET-TR gibi etkinliklerde gerçekleştirdiğim Web 3.0 Vizyonerlik sunumlarına sol menüde bulunan Seminerler sekmesi altından erişebilirsiniz.

İnternet üzerinde farklı kaynaklarda, Web 3.0 ile ilgili konularda ismimin belirtilerek yayınlanan yazıların linkleri ise;

- Bilginin Adresi
- R10.NET

Detaylı bilgi alabileceğiniz sunum bildirilerim;

- Akademik Bilişim'08
- INET-TR

Ayrıca internet sitem üzerinden arama hanesine "web 3.0" yazarakta bu konuda birçok yazıma erişebilirsiniz ya da direk bu arama sorgusunu kullanabilirsiniz.

Bu konuda birde ropörtaj teklifi aldım, gerçekleştiğinde onunda adresini paylaşıyor olacağım.

Web Past: Web 1.0 & Web 2.0

Son birkaç yılda internet dünyası hepimizin gözleri önünde çok farklı yerlere gitmekte. Hepimiz buna tanıklık ediyoruz aslında bilmeden de olsa. Peki bu değişimin nedeni ne, ya da neden şimdi değişim yaşanmakta?

Bu değişimin nedeni, çok seslilik ve bilgiye daha çabuk erişme isteği sonucunda ortaya çıkan “Son kullanıcıların bilgiye erişmesini sağlayan felsefesinde yaşanan büyük değişim”.

1991 yılı ortalarında ortaya çıkmaya başlayan ilk web örneklerinin 1995’lerin başlarında ülkemiz de de görülmeye başlaması ile web kavramının yaygınlaşması, internetin ülkemizi de içine alan bir dünya olma yolunda hızla ilerlemesine yol açtı.

O yıllarda 0822’li hatlar üzerinden ücretsiz olarak verilen internet hizmeti talebin artmasıyla ücretli hale getirildi ve internet böylece Türkiye’de de üzerinden para kazanılan bir sektör olmaya başladı.

O zamanlar internet dünyası her ne kadar Web 1.0’dan ibaret bile olsa ülkemizde bir süre daha ücretsiz internet hizmeti sağlansaydı şu an olduğumuz yerden çok daha iyi bir yerlerde olmamız kaçılınmazdı. Ama halen sanşımız devam etmekte, çünkü internet halen gelişmeye ve değişmeye devam ediyor. Önemli olan ise değişime ayak uydurmak ve onu takip etmek değil, değişimin önüne geçip kontrolünü elimize alabilmek.

Web 1.0 Dünyası

2000’li yılların başlarında altın çağlarını yaşayan Web 1.0 dünyası, 2004 yılı ortalarında başlayan Web 2.0 furyasına yenik düştü ve bu tarihten itibaren yavaş, yavaş Web 2.0’a geçiş başladı.

Günümüze geldiğinde ise Web 1.0 hayal meyal hatırlanan bir kavram, Web 3.0 ise yeni, yeni duyulmaya başlayan bir kavram oldu. İçinde bulunduğumuz Web 2.0 dünyası kullanıcılara öyle yetkiler sundu ki, artık hemen hemen herkesin bir web sitesi veya fikirlerini paylaşabileceği bir ortamı oldu.

Web 1.0 denince akla gelenler; Netscape’in hüküm sürdüğü, genelde HTML tabanlı sitelerden oluşan, firma tabanlı, okuma odaklı, kablolu internet yapısının ve Dial-up alt yapısı ise desteklenen internet hizmetlerinin yaygın olduğu bir dünya iken, Web 2.0 tüm bunları değiştirdi.

Web 2.0; WordPress gibi hazır sistemlerin ortaya çıkması ile kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan kullanıcıların kişisel siteler oluşturup bilgi paylaşımına katılması ve iki yönlü bilgi akımının oluşmasını, zengin internet uygulamalarının ortaya çıkması, RSS teknolojisi sayesinde yayıncıların kendi aralarında ortak bir dil kullanabilmesini, sosyal ağların ortaya çıkmasını ve insanların belirli düşünceler altında topluluklar oluşturarak düşüncelerini daha geniş kitlelere duyurabilmesini, etiketleme ve sosyal imleme teknolojileriyle verilere erişim hızının artması yolunda etkin iyileştirmeler sağladı.

İnternet’in, dünyayın her tarafında insanların dahil olup, üzerinde son kullanıcı rolünü üstlenerek ya da herhangi bir sebeple bu oluşumun içinde yer alarak katkı sağlayabileceği bir akım olma özelliği belirgin olarak ortaya çıktı.

Hatta bu gidişat öyle bir hal aldı ki, kullanıcılar tarafından sağlanan katkılar ile internet teknolojilerinin geleceğinin belirlenmesinde rol oynar duruma geldi.

Web 3.0 teriminin son zamanlarda popüler bir haline alıp kulaktan kulağa adeta bir fısıltı gibi dolaşmasının altında da aslında uzun süredir devam eden ve bir çok kullanıcnın bilmeden içerisinde rol aldığı bir hazırlık çalışması yatmaktaydı.
 

Alt yapısının oluşması sürecinin başlangıcı ise bana göre Web 2.0'ın adının, 2004’te yapılan bir konferans sırasında konması ve ortaya çıkması.

Halen devam etmekte olan bu alt yapı sürecin ne kadar süreceğini ise bence dünya üzerindeki kullanıcıların interneti kullanım sıklığı, yönü ve kesiştiği ortak noktalarının sayısı belirleyecek.

Web 3.0’ın aslında Web 2.0'ın ortaya çıkmasından hemen sonra gelişmeye başlayan bir süreç olmasının altında, Web 2.0'a kadar olan farklılıkların ve yeniliklerin üzerine herhangi bir kullanıcı tarafından katılacak her bir bilgi damlacığının, Web 2.0'dan farklı birşeyler oluşmasına ve o an belirli olmasada Web 3.0 temelinin atılmasına katkı sağlaması yatıyordu.


Herhangi bir kullanıcı tarafından sağlanacak katkı, diğer birçok kullanıcının sağlayacağı katkının temelini oluşturmakta ve küçük damlalardan oluşacak büyük katkılar ise Web 3.0'ın yönünü belirlemekte ki en büyük etken olacaktı. Ve öyle de oldu.

Wordpress, DasBlog gibi sistemlerin yaygınlaşması ve internetin hızla gelişmesine paralel olarak internet üzerinde ki bilginin artması, kullanıcıların bilgiye erişim zorluğu çekmesine neden oldu. Bu sorunun çözümü için ise sorun ilk ortaya çıktığı andan itibaren geliştirilen çözümler internetin daha kişiselleştirilebilir hale gelmesine yönelikti.
 

İnternetin ilk günlerinde istenilen doğru bilgiye ulaşılamamasının nedeni bilginin internet üzerinde olmaması iken, bugünlerde doğru bilgiye ulaşılamasının nedeni ise aranan bilgi ile aynı isimli ya da giriş cümleli fakat içerik olarak istenilen bilgiden tamamen farklı birçok dökümanın internet üzerinde yer almasıdır.

Yani doğru bilgiye ulaşma sorunu şekil değiştirerek günümüzde halen devam etmektedir. Bu soruların sonucunda ise alternatif çözümler üretilmiş fakat şu ana kadar üretilen tüm çözümler çok net bir başarı sağlayamamıştır.


Web teknolojilerinin gelişmesinin altında yatan ana neden ise bu soruna bir çözüm üretebilmek ve daha da kişiselleşebilen bir internet ortamı  oluşturabilmektir. Çünkü eğer her son kullanıcı interneti istediği gibi kişileştirebilirse, bilgiye ulaşma sorunu ortadan kalkacak ve bilgi kullanıcının ayağına gelecektir. RSS bunun önemli örneklerinden biri iken şimdilerde geliştirilmesi telif hakları nedeniyle durmuş ve ATOM ismiyle tekrar geliştirilmeye başlanmıştır.

Kişiselleştirmede Görülen Değişiklikler
Web 1.0 günlerinde var olan image bannerların yerini, web teknolojilerinin gelişmesi ve kişi ihtiyaçlarına verilen önemin artması ile içeriğe göre değişebilen bannerlar aldı. Adsense olarak adlandırılan hizmetin temel amacı kişiye sabit bir reklam yerine ilgilendiği içeriğe uygun reklamlar sunarak müşteri kazanabilmekti ve başarılı da oldu. Böylece kişiselleşme etkili reklam yöntemleri geliştirmeyede katkı sağlamış oldu.

Web 2.0 ile ortaya çıkan bir diğer kişiselleştirme tabanlı yenilik ise RSS Beslemeleri yöntemi idi. Bu yöntem internetin daha kişselleştirilerek, bilgi yığını içerisinde sadece gerek duyulan bilgiye ulaşılmasını sağlamayı amaçlıyordu. Böylece kullanıcının gereksiz bilgi yığını ile uğraşması yerine ilgilendiği bilgilerin kaynakları tutularak gerekli bilgilere ulaşması daha da kolaylaştı.

Google arama motoru tarafından ortaya atılan Page Rank sistemi ise internetin kişiselleşmesinde, aranan doğru bilgiye daha hızlı ulaşılmasında katkı sağlayacak bir sistemdi. Böylece kişiler kopya siteler yapmak yerine daha özgün içerikli ve etkinliği yüksek siteler oluşturulmaya teşvik edilmekteydi. Ne kadar etkili olduğu halen tartışılsa da sıralama da üstlere çıkmak isteyen site sahipleri, daha etkili bilgiler paylaşmaya başladı.

Kişilerin daha özgür siteler oluşturması için ise herkesin fikrini açıkça söylemesi ve bu fikri internet ortamına forum sistemleriyle falan uğraşmadan, makale yazar gibi çok daha hızlı aktarabilmesi gerekiyordu. Bunun için gerekli olan alt yapı ise Web 2.0’ın dönüm noktası olarak adlandırılacaktı.Web 2.0 getirdiği, gözle görülür bu büyük yenilik bu nedenle ortaya çıkan günlüklerdi.

Yapılan araştırmlara günümüzde interneti kullanan kişilerin %30'a yakının sadece interneti kullanan çok olmaktan onu şekillendirebilen, bilgilerini internete aktarabilen biri olmanın en kolay yolu olan blog hizmetlerinnden yararlanmakta olduğunu göstermekte.

Artık neredeyse her internet kullanıcısının ücretsiz hizmet sağlayıcıları aracılığı ile popüleritesi daha da artan günlük hizmetinden yararlanmaya ve günde ortalama 1.5 milyon yeni girdi ile internet üzerinde ki bilgi artmaya başlamıştı.

Fakat bu durum Web 2.0'da ki kişiselleştirme yöntemlerinin yeterliliğini ortadan kaldırarak, bilgi kirliğinin interneti kaplamasına neden oldu.

Erişim maliyetlerinin düşmesi, ADSL hizmetinin yaygınlaşması ve hemen hemen her eve bir bilgisayar girmesi ile interneti kullanan kişi sayısının artmasıda yeni kullanıcılar ile yeni, yeni isteklerin ortaya çıkmasına ve daha önce yapılan bu kişiselleştirmelerin yeterli olmamasına neden oldu.

Yani internetin artık bir versiyon daha yükseltmesi ve dahada kişiselleşmesi gerekmekteydi.    

MSP Başvuruları Başladı

Benimde 2007 - 2008 döneminde bir yıl süreyle katıldığım Microsoft Student Partner programının 2008 - 2009 dönemi için başvuruları başladı.

Bu bağlantı üzerinden detaylı bilgiye ve başvuru formuna erişebilirsiniz. 

Programın detayları ve bilinmesi gerekenlerin yer aldığı bir yazı dizisi için ise Sevgili Hocam Nuri Çankaya ile yaptığımız bir ropörtaj bu bağlantı üzerinden erişebilirsiniz.

Referanslarında beni veya herhangi başka bir MSP'yi belirtmek isteyenler var ise, detaylı bir görüşme yapmamız gerektiğini unutmazsanız sevinirim. Aksi halde referans bilgilerini onaylamayabilme imkanımız var.

Başvurmayı düşünen herkese bol şanslar.

INETA SummerHit 2008'in Detayları - I


Aslında her yıl bir rutine dönüşmesi fikrini daha sevgili Daron'a açmadığım INETA Summer Hit etkinliği geniş bir konuşmacı desteğiyle 2-3 Ağustos tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde gerçekleştireceğimizi yaklaşık bir hafta önce duyurmuştuk.

Bu bir hafta içerisinde aldığımız kayıt sayısı gerçekten bu tp etkinlikler için rekor sayılabilecek bir sayıya ulaştı ve artarak devam etmekte.

Benimde iki farklı oturumla katılımcıların karşısında olacağım etkinliğin, bol hediyeli ve bol eğlenceli olacağını daha önce duyurmuştuk.

Etkinlikle ilgili ilk detayları ise sevgili Daron web sitesi üzerinde paylaşmış, okumamış olanlar varsa ilgili bilgilendirmeye bu bağlantı üzerinden ulaşabilir.

İçerik ile ilgili varsa yorumlarınız bekliyoruz.

Girişim Günleri 2008

48 saatte şriket kurun sloganıyla yrutdışında büyük ilgi gören etkinliğin Türkiye'de ki ilk ayağı 30-31 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek.


İş fikri sahiplerinin sunumlarıyla başlaması düşünülen etkinliğin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Benimde katılmayı planladığım ve bazı ödül almış fikirlerimi sunmak istediğim etkinlik umarım başarılı bir şirketin temellerinin atılmasına öncü olur.

Farklı içeriğiyle dikkatimi çeken etkinliğe katılmanızı öneririm, gerçekten farklı birşey olacağa benziyor.