Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi

e-Kitap: Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi

Ülkemizde bugüne kadarki en sert sinir testlerinden birinin yaşandığı Gezi Parkı süreci ‘sosyal medya’ kavramının her eve girmesine ve her vatandaşımızın bu kavramı öğrenmesine vesile oldu.

Olayların başlangıcından itibaren bu konuda çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Konuya daha önce Genelkurmay Başkanlığı tarafından internet sitesi üzerinde yapılan bir açıklama ile yaşanan “Postmodern Darbe” söylemine paralel olarak “Twitter Darbesi” ismini verenler ve konuya “Türk Baharı” benzetmesi yapanlar oldu.

Yaşanan bu süreçteki olaylarda yurtdışının da parmağının olduğunu belirtenlerin sayısı da hiç de az değildi.

Benim görüşüm ise yaşanan sürecin daha net anlaşılabilmesi için konunun siyasi yönü kadar, teknolojik yönününde iyi irdelenmesi ve Türk milletinin bir anda sokağa inmesini sağlayan sosyal medya’nın nasıl bir güç olduğunun tartışılması yönünde.

Bu konunun önemini daha önce yaptığım konuşmalarda dile getiren birisi olarak ‘Devlet Yönetiminde Sosyal Medya’nın Rolü’, ‘İyi Politikacı İyi Tweet Atar’ ve ‘Dijital Vatandaş’ı Memnun Et, Oyu Kap’ başlıklı röportajlarımın tamamında sosyal medya’nın siyasi otoriteler tarafından da iyi yönetilmesi gerektiğine değinmiştim.

İyi yönetilemediği zaman Arap Bahar’ında olduğu gibi kitleleri peşinden sürükleyebilecek bir sosyal güce dönüşebilecek bu olgu üzerine hem hükümet, hem de muhalefet partileri nezdinde çalışmalar yapması gerektiğini aktarmıştım.

O zamanki söylemlerimin doğruluğunu ortaya koyan süreçler farklı coğrafyalarda tek tek farklı isimlerle yaşandı.

Arap Baharı adı altında yanı başımızda yaşanmaya devam eden süreçler, Orta Doğu halklarının uzun süredir yaşadığı ekonomik ve sosyal çöküntünün küresel kriz ile birlikte daha da dayanılamayacak boyutlara varmasıyla sosyal medya üzerine yansıması ve kendine taraftar toplayarak otuz yıllık hükümdarlıkların yıkmasıyla başladı.

Sonrasında Occupy Wall Street’i gördük.

Yakın zamanda ise benzer olarak algılanabilecek bir süreç İstanbul Gezi Parkı’nda başlayarak tüm Türkiye’ye yayıldı.

Bilişim Çağı’nın gelişme süreci olarak tanımlanadığım sosyal medya döneminin kimi zaman olumlu, kimi zaman ise olumsuz etkilerinin toplamı bunlar. Bu süreçlerin iyi analiz edilmesi gerekiyor.

Bizde bu sürecin daha net anlaşılması için Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi isimli bir e-kitap hazırlayarak Gezi Parkı Olayları’nın sosyal medya perspektifinden analizini yapmaya ve konunun teknoloji boyutunun daha iyi anlaşmasını sağlamaya çalıştık.

Bu araştırmayı da “Gezi’yi konuşmak” ile “hashtag” kullanarak Gezi’yi desteklemek yada desteklememek arasında ciddi bir fark olduğunu unutmadan yaptık.

Konunun halen yaşanmaya devam ediyor olması nedeniyle 27 Mayıs – 21 Haziran tarihleri arasında Twitter üzerinden paylaşılan yaklaşık 24 Milyon Adet Twitter mesajı kümesi üzerinden yapılan analizler, olayın sosyal medya bacağına ışık tutmayı amaçlıyor.

Bu kaynağa olaylara üzerine derinlemesine hazırlanmış ilk kaynaklardan birisi gözüyle bakmak gerekiyor. Çünkü her inceleme yönteminin olay üzerinden geçen zamanla paralel olarak daha kapsamlısı yapılabilir.

Kitap yedi bölüm şeklinde tasarlandı.

İlk bölümde yaşamakta olduğumuz dijital dönüşümün başlangıç ve evriliş sürecini bulacaksınız.

İkinci bölümde ise Gezi Parkı sürecinde yer alanların aslında kimler olduğuna ve Dijital Vatandaş kavramına açıklamalar getiriliyor.

Üçüncü bölüm iletişim çağında yaşadığımız iletişimsizliğin boyutunu ve dijital kriz anlarında oluşan dijital kaosu aktarmak üzerine.

Dördüncü bölümde #occupygezi ile başlayan sürecin detaylı Twitter analizi ve bu analize gore yapılan tespitler mevcut.

Beşinci bölüm Gezi Parkı sürecinin, Wall Street’in işgal edildiği günlere ait benzerlikleri ve farklılıkları üzerinde durmakta.

Altıncı bölümde de sürecin devamıyla birlikte tartışılmaya başlanan Sosyal Medya Yasası’na ilişkin incelemeler ve tavsiyeler mevcut. Bu bölüm İnternet Suçları üzerine uzun süredir çalışmalar yürüten arkadaşım Avukat Meltem Banko tarafından hazırlandı.

Son bölümde ise ‘peki gelecekte ne olacak?’ yönündeki sorulara ve gelecekteki perdelere ait yaşanması muhtemel süreçlerin cevapları var.

Önceden planlanmış iş seyahatleri ve özel ziyaretler nedeniyle İstanbul’dan başlayarak sırasıyla Dublin, Bangkok, Kuala Lumpur ve Ankara’da hazırlanan ve olayların ilk ayını doldurduğu gün yayınlanan bu kitabın, konuyla ilgili bundan sonra yapılacak daha detaylı araştırma ve analizlere fayda sağlamasını umuyoruz.

Ücretsiz olarak sunduğumuz bu e-kitabı farklı ortamlarda indirebilmek için http://geziparkikitabi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.



About

Babaoğlan is a seasoned sales leader and management professional with 8 years of diverse experience on solution selling and key account management in global players.



'e-Kitap: Gezi Parkı Sürecine Dijital Vatandaş’ın Etkisi' has no comments

Be the first to comment this post!


Would you like to share your thoughts?

Your email address will not be published.

Ali Rıza Babaoğlan 2006 - 2017 ©