Sosyal Medya’nın Seçmene Etkisi

Sosyal Medya’nın Seçmene Etkisi

Sosyal medya’nın siyasete etkisi enteresan ve bir o kadar da zor bir alan. Bu konuyu dile getiren ilk kişilerden birisi olarak, bugüne kadar incelediğim vakaların ve okuduğum analizler sayısız.

Öyle ki, bu konuda çekimleri 2011 yılında yapılan bir TV programına katılarak Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün Kurumsal İletişim Başkanı Sayın Kemal İlter ile konuyu derinlemesine tartışma imkanımız olmuştu.

Daha sonra bu konuda Ankara’da gerçekleşen bir kamu etkinliğinde yaptığım Kamu’da Dijital Dönüşüm ve Dijital Vatandaş Memnuniyeti başlıklı konuşmam da Youtube ve Slideshare üzerinden 5.000’den fazla kişiye ulaştı.

Sonrasında farklı gazete ve dergilerde konu ile ilgili bilgi paylaşan ve yön gösteren bazı makalelerim yayınlandı.

Son olarak bu konuda Zaman Gazetesi ile İyi Politikacı, İyi Tweet Atar! başlıklı bir de röportaj yapmıştık.

Devlet Yönetimi ve Sosyal Medya İlişkisi

Devlet Yönetimi ve Sosyal Medya İlişkisi

2011 yılında tartışmasını başlattığımız bu süreç bugün siyasiler tarafında daha da önem kazanmaya başladı.

Yaklaşan 2014 ve 2015 seçimleri öncesi sosyal medya ile dijital algı yönetimi konusu iyice ön plana çıktı. Öyle ki Süleyman Soylu başkanlığındaki AK Parti AR-GE ekibi 29 Nisan’da bu konuda İstanbul’da bir çalıştay düzenleyerek yapılabilecekleri tartıştı ve oldukça doğru bir bilgi paylaşımı yaptı.

Zamanla bu konunun diğer siyasi partilerin gündemi gireceğini de göreceğiz.

Konunun tanımlaması ve özeti aslında basit. Zor kısım detaylarda yatıyor.

Artık insanlar geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi ‘particilik’ yada ‘aile veya baba/dede partisi’ düşüncesiyle değil, kendisine ulaşan bilgiler neticesinde oy veriyor. Eski usul oy veren bir kitlenin halen olmasına rağmen, 18 yaşını dolduran her gencin bir seçmen olduğu düşünüldüğünde yeni gelen nesil tamamen farklı duygular içerisinde.

Artık genç nesil dünyayı ve dolayısıyla siyaseti radyo programları yada televizyon ekranı yerine farklı ve daha küçük bir ekrandan yani cep telefonlarının ekranından takip ediyor. Burada gördüklerine göre algı oluşturuyor, karar veriyor ve uyguluyor.

Bu yeni nesil; hız, esneklik ve her an ulaşılabilirlik istiyor. Bunu ise her konuda talep ediyor.

Günümüzde 70’li yaşlardaki bir dede ile 45’lı yaşlardaki oğlu arasında olan ortak noktalar, 45’li yaşlardaki baba ile 25’li yaşlardaki oğlu arasında yok.

Dünya artık daha hızlı dönüyor ve bu algılarımızı, hayattan beklentilerimizi ve doğal olarak karar verme mekanızmamızı etkiliyor.

Bilgisayar dünyası, mobil teknolojileri ve internet bunun en önemli sebeplerinden.

Bu olgular hayatımızı etkilediği gibi, bizi yönetenlerden beklentilerimizi ve onlarla olan iletişimimizi de etkilemekte.

Dolayısıyla sosyal medya’nın siyasete ve politikaya dolaylı ama güçlü bir etkisi var. Bu konuda 2012’de o dönemi anlatan bir blog yazısı da yazmıştım.

Bu etki gün geçtikçe daha belirgin hale geliyor.

Obama’nın 2008 ve 2012 seçimlerindeki internet teknolojilerini kullanma başarısının etkisi, ülkemizde ilk olarak 2014 seçimleri ile belirginleşecek. Daha önce katılım ve algı bu seviyelerde olmadığı için sosyal medya Türk siyasetinde ve seçimlerde son dönemde olduğu kadar etkili olmadı.

Bugünkü süreçte partiler ve siyasiler için sosyal medyayı olumlu kullanmanın olumlu etkiler doğuracağı aşikar.

Barack Obama örneği güzel bir örnek, herkes bunu konuşuyor.

Fakat konuyu tam anlamıyla algılayabilen yok. Konunun incelenmesi, algılanması, bizim coğrafyamıza göre uyarlanması ve daha da yerelleştirilerek kullanılması gerekiyor.

Coğrafyamız, insanlarımız ve algılayışımız daha farklı ve buna göre bir yapı kurulması gerkeiyor.

Bunun çözümü ise sosyal medyayı bir propaganda aracı olarak görüp reklam yapmak değil.

O zaman sokaklara bayrak asmaktan bir farkı kalmayacaktır Twitter ve Facebook gibi ortamların.

Burada yapılması gereken odaklı algı yönetimi.

Örneğin bir başarıyı övmek yerine, rakibin bir hatasını ön plana çıkarmak çok daha etkili bir yöntem. Özellikle bulunduğumuz coğrafya’da. CHP’nin gayda hatası bunun için güzel bir örnek mesela.

Bu alan iyi incelenmesi gereken ve göz ardı edildiğinde Arap Baharı sürecinin başlangıcında olduğu gibi siyasileri olumsuz etkileyecek bir dünya.

Olumlu kullanıldığında ise Sayın Cumhurbaşkanı’mızda da olduğu gibi ciddi bir sempati oluşturma aracı.

Politika’nın ana birleşenlerinden olan ekonominin de bu dünya da artık yeni bir tanımı var. Yeni nesil bir ekonomi söz konusu. Konu derinlemesine anlayabilmek için ilerici bir bakış açısıyla bunları görebilmek gerekli.

İlerici bir bakış açısıyla yazdığım Gelecek başlıklı makaleyi okumanızı bu konuda tavsiye ediyorum.

Önceden fark etmek, erken yer almak ve geleceğe yatırım yapmak gerekiyor.

Çünkü seçim döneminden bir ay önce bu alanlara sadece reklam amaçlı girmek, izleyiciler gözünde olumsuz algıdan başka bir işe yaramıyor.

Fakat bu alanın gelişimini önceden görmek ciddi yatırımlar yapmaya imkan sağlıyor.

Kısaca önümüzdeki dönemde dijital vatandaşı memnun edebilen oyu kapıyor olacak.

Devlet Yönetiminde Sosyal Medya’nın Rolü – Ali Rıza BABAOĞLAN from Ali Rıza BABAOĞLAN on Vimeo.



About

Babaoğlan is a seasoned sales leader and management professional with 8 years of diverse experience on solution selling and key account management in global players.



'Sosyal Medya’nın Seçmene Etkisi' has 2 comments

  1. May 22, 2013 @ 10:57 pm Dr Suat ÖNAL

    Ali Rıza kardeşim, çalışmalarını çok beğendim.Sosyal paylaşım siteleri ve sosyal medya geniş katmanlara ulaşmak için en ideal iletişim araçlarından biri. Sana başarılar diliyorum, bir hemşehrin olarakta çok memnun oldum.Tebrikler.

    Reply

  2. January 8, 2014 @ 12:11 pm Gezi Parkı Olayları ve Dijital Kaos | Ali Rıza Babaoğlan Personal Blog

    […] bu kadar hızlı yayıldığına şahit olmamıştım. (Bu konulardaki diğer yazılarım; [1], [2], […]

    Reply


Would you like to share your thoughts?

Your email address will not be published.

Ali Rıza Babaoğlan 2006 - 2017 ©