7Gam.es | Flash Games Forever!

Size En Uygun Olanı Bulun!!

Sevgili Çağlar Erol'un yeni projelerinden birisi olan ve son günlerin en çok merak edilen konularından birisi olan numara taşınabilirliği konusunda kullanıcılara en uygun servisler hakkında bilgi sağlayan bir proje olan EnUygun.Com hakkında izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Şu an sadece en uygun telefon hattının bulunabilmesi konusunda hizmet veren servis yakın zamanda, en uygun ADSL tarifesi, en uygun banka kredisi gibi farklı konulara da eğilerek, bu tip konularda yapılan araştırmalarda bilgi kaynağı olma vizyonuyla hareket ediyor.

Aynı sektörde hizmet veren farklı kuruluşların artması ve birbiri ardına çıkan kampanya haberleri sonrasında kafası karışan son kullanıcıların, en uygun hizmeti satın alabilmesi konusunda önemli bir başvuru kaynağı olacak projenin bence en zor kısmı, karşılaştırmalı içeriğin yenilenen kampanya ve benzeri konularda hızla değiştirilmesi ve ona uygun karşılaştırma sonuçlarını kullanıcılara sunması olacak.

EnUygun.Com şu an beta aşamasında 

Fikir olarak gayet başarılı bulduğum servis, ilerleyen aylarda insanların servis sağlayıcılar üzerinden bir hizmet alma noktasında karar verme merkezi olacağı için firmalarında dikkatini çekecektir.

Ayrıca son günlerin merak edilen olaylarından birisi olan ve 9 Kasım'dan itibaren hayatımıza giren numara taşınabilirliğinin cep telefonu operatörleri cephesindeki son verileri üzerine sayısal özetlere FriendFeed üzerinde başlatılan bu açıklama üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

Gerçek Zamanlı İstatistik Servisi: Woopra

Çalışmalarını yaklaşık bir aydır takip ettiğim ve bence hit analizi alanında kısa sürede çok iyi bir noktaya gelecek Woopra'ya başvurum dün gece itibariyle kabul edildi ve hızlıca sistemi incelemeye başladım.

Woopra, alışılanın aksine site analizlerini web uygulaması yerine bir masaüstü uygulamada gösterebilen ve bu alanda verdiği detaylı veriler ile hemen hemen birçok servisten çok daha iyi bir hizmet sunan bir proje.

Her masaüstü uygulamanın yavaş yavaş internet ortamına taşınmaya başladığı günümüzde, Woopra bu işin tam tersini yapsa da işini çok iyi yapıyor ve doğru bir yoldan ilerlemekte. Java alt yapısı ile geliştirilen uygulama verileri toplama ve işleme anlamında gayet başarılı ve çok detaylı istatistikler sunmakta.

İlk defa Wordpress‘in WordCamp etkinliğinde tanıtılan ve benimden o günden sonra takip listeme aldığım Woopra başlangıçta çok sınırlı bir kullanıcı grubuyla (yaklaşık 200 farklı site) çalışmalarına başladı.


Woopra Uygulama Arayüzü

Mart 2008'den beri gizli beta olarak yürütülen proje, Eylül 2008 itibariyle de dışarıdan üye alımına başladı. 

Yaklaşık 2-3 haftalık bekleme süresinden sonra benimde Beta aşamasında test amaçlı kullanıcılar arasına kabul edildiğim projenin arayüzleri ve masaüstü uygulaması gerçekten başarılı.

Sistem değerlerine göz atıldığında da kısa süre de elde ettiği başarısı çok net gözlenebilen uygulamanın yeni sürümleriyle çok daha iyi noktalara gelmesi olası.

Google Analytics'ten sonra Microsoft'un da 2008 yılı başlarında girdiği site istatistikleri alanında artık favorim Woopra

Woopra hakkında detaylı bilgi için CrunchBase sayfasına göz atabilir, sistem hakkında detaylı istatistik bilgilerine Quarkbase üzerinden ulaşabilirsiniz. 

Digiturk'ten Blogger Davasına Yönelik Açıklama

Daha önce bahsettiğim Blogger'ın kapanmasına ilişkin konu hakkında bugün Marketing Türkiye'de gördüğüm haberi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Önceki yazımda da bahsettiğim gibi asıl konunun canlı maç yayınlarının Blogger servisi üzerinde ki bazı bloglarda izinsiz olarak yayınlanması olduğunun belirtildiği yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Yani tek suçlu Digiturk değil. Konuyu FriendFeed üzerinde bizde daha detaylı bir şekilde tartışmıştık.

"İnternet hukukunun Türkiye’de az gelişmiş olduğunu ve ihtisaslaşmış mahkemelerin bulunmadığını söyleyen Talas, bunun sorumlusunun Digiturk olmadığının altını çizerek; “Böyle bir mekanizma yavaş işliyor diye haklarımızın alenen çiğnenmesini kabul etmemiz mümkün değil” dedi. 

Erişimi engellenen site yöneticilerinin iletişim adreslerine söz konusu sitelerde yayın haklarının ihlal edildiğini ve maçların izinsiz ve canlı olarak yayınladıklarını bildirdiklerini söyleyen Talas, geri dönüş alamadıkları için hukuki yola başvurduklarını belirtti. Korsan yayın yapan sitelerle kanuni çözüm yoluna gittiklerini yoksa blogların kapatılması ve iletişim özgürlüğünün engellenmesi gibi bir söylemlerinin olmadığını söyleyen Talas, amaçlarını “iletişim özgürlüğüne ve etik yayıncılığa” çözüm bulmak için başvurulmuş bir aksiyon olarak özetledi. 

Blog yetkilileriyle görüşmeye devam ettiklerini söyleyen Talas, "Google'ın biz korsan yayın yapmak istiyoruz diyecek olmasını düşünmek istemiyorum. Biz kamuoyunda bu başvuru nedeniyle blog kapatmakla itham ediliyoruz ama öte taraftan Google'un bizim uzlaşma teklifimizi kabul etmeyerek korsan yayına devam edeceğiz demesi çok mu ahlaki? Ama biz böyle birşey olacağına inanmıyoruz ve Google ile ortak bir yol bulup bu korsan yayının devamının engellenmesini istiyoruz" dedi." 

Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Blogger'ın Kapatılma Nedeni

Sanırım bugün ikinci günü. İki gün önce blogspot.com alan adı altında, subdomainle yayın yapan tüm sitelere erişim engellendi.

Ben ise sorunun nedenini öğrenmeden bu konuda birşeyler söylemek istemedim.

Bugün FriendFeed yazışmalarından görüp, araştırıp öğrendiğime göre Blogger'ın kapatılmasının nedeni DigiTurk'ün yayın hakkını elinde bulundurduğu yayınların, Blogger sisteminde yer alan bir blog üzerinden izinsiz yaptığı yayınlarmış.

DigiTurk bu yayınlardan dolayı haklı olarak şikayette bulunmuş ve bunun sonucunda mahkeme verdiği kararla erişimi engellemiş. Ama burada sorun şu ki mahkemenin verdiği erişim engelleme kararı tüm Blogger sistemine uygulanmış ve an itibariyle kimse Blogger üzerinde yer alan hesaplarına erişememekte.

Tabi bizim zeki insanımız bununda yolunu bulmuş ama önemli olan bu değil. Zaten size yasaklanan birşeye sorunu çözecek adımlar atmak yerine, neden illegal yollarla girmeye çalışılır bu da ayrı bir konu.

Daha önce verdiğim bazı seminlerde, internet yasakları konusunda söylediklerim gibi burada da sorun aynı, ben bu tip olaylara karşı değilim. Eğer bir haksızlık varsa, birisi internet üzerinden bizim manevi değerlerimize, önderimiz Atatürk'e, ya da milli duygularımıza saldırıyorsa bunun engellenmesi gerekir. Burası kesin!!

Burada eleştirilmesi gereken nokta ise bizim sorunu çözüş şeklimiz. Neden sadece yasadışı olarak DigiTurk yayınlarını barından blog'un kapanması gerekirken, tüm Blogger servisine kilit vuruluyor. 
 
Asıl konu bence bu.. Yasadışı yayın yapan sitenin kapatılması, bu kadar insanı mağdur etmeden sorunu çözecekken, neden tüm servis kapatılıp dünya'da Türkiye'ye sansürcü lekesi vuruluyor bunu anlamıyorum.
 
Dünyanın her kesiminden takip edilen birçok yabancı kaynak, "Türkler yine sansürü seçti.." şeklinde yayın yapıyor. Bunun nedeni ise tüm servisin yayına kapatılması.
 
Koskoca Blogger'ı kapatırsan olacağı da bu zaten, tüm dünya'ya rezil olursun.
 
Olay da haklı olunsa bile, böyle bir hareket sonucu artık yapılan hiçbir açıklama dünya kamoyunda Türkiye'nin sansürcü olduğunu düşüncesini değiştirmeye yetmeyecektir.
 
Biz ise bu durumlar içerisinde, internet alanında ülkemize yurtdışından yatırım getirecek projeler peşinde kafa patlatmaktayız. Biz ağzımızla kuş bile tutsak, bu tip hareketler olmaya devam ettikçe Türkiye internetten de dışlanacak.
 
Önlem almayı bilmiyoruz ve kendi elimize kendimizi rezil ediyoruz.. WordpressYoutube ve benzeri örneklerin hepsinde olduğu gibi!
 
Yazık.. 
 

LinkedIn'e Yapılan Ek Yatırım & Xing

Dün TechCrunch'da, LinkedIn'in aldığı yatırıma ilişkin haberi okuduğumda daha önce Xing ve LinkedIn'in karşılaştırması üzerine yazdığım yazı aklıma geldi.

Bugün ise Cember.net'in kurucusu Çağlar Bey'in konuyla ilgili yazısını okuyunca aslında daha önce yazdıklarımda haklı olduğumu gördüm. Xing'in, gün geçtikçe değerini arttırmasına karşın, LinkedIn'in giderek gerilemesi şu an pek fark edilmiyor.

Üye sayısının fazlalığı ve hitap ettiği alanın genişliği LinkedIn'i ön plana çıkarsa da, son günlerde Xing'in kullanıcı ağını giderek attırması ve özellikle ülkemizdeki iyi gidişatı bence dikkat edilmeye değer.

Xing'in, Türkiye'de 155 noktaya verdiği reklamlarla yaptığı pazarlama ülkemizdeki başarısında etkili oldu. Alexa değeri olarak bakıldığında 600+ sıra yükselme var. Türkiye'de 737'likten 642'liğe yükselme söz konusu. Kullanıcıların online olma sürelerindeki artışta göz atmaya değer.. 

Alexa Değerlerindeki Değişim
 
Şu an Xing'in izlediği pazarlama yöntemi, faydalı fakat pahalı bir yöntem. Pahalı pazarlama yöntemleri şirketlerin genelde pazara ilk girdikleri zamanlarda yaptıkları ve piyasada var olduklarını gösterme/tekrar hatırlatma anlamında kullandıkları önemli bir adım. Ama bu iyi gidişatı, gerilla pazarlama yöntemleriyle stratejik pazarlama yaparak bir adım daha öteye taşımakta en önemlisi. Bunun için aktif sosyal ağlarla iş birlikleri daha önce de bahsettiğim gibi gerçekten önemli.

Ayrıca birçok farklı ortamda hep kullanıcılarla birlikte olarak görünürlüklerini arttırmakta gerilla pazarlamanın en önemli adımlarından.. (Gazete/Dergi Yazıları, TV Programları, Etkinlikler, vs..)

Yeni Bir WOMM Örneği: Fenomen Blogger Projesi

Twitter güncellemeleri takip edenler bilir, bu aralar bazı işler nedeniyle yine çok sık şehir değiştiriyorum. Hatta eski rekorlarımı geçmek üzere bile olduğum söylenebilir. Bir gün İstanbul, bir gün Ankara, sonrasında Adana arada Mersin derken bu aralar sanki günler daha hızlı geçmekte.

Az önce ise; hazır bu civardayken, yarınki durağım Ankara'dan önce ailemin yanına yani Mersin'e geldim. Tabi bir süredir devam eden bu koşuşturmaca içinde dinlemeye vakit bulabildiğimde, siteme yazı ekleme, kendimle ilgilenme gibi işlemlere zaman ayırabiliyorum. Durum böyle olunca da aslında hiç ihmal etmediğim şeyleri bazen aksatabildiğimi görüyorum.

Bunlardan birisi de traş olmak. Son bir hafta'da CeBITWorld MBA TourJCI, vs.. etkinlikler, şehirler arası geziler ve bazı görüşmeler derken bir haftadan fazla zaman geçti. Genelde yanımdan ayırmadığım otomatik traş makinemin İstanbul'da unutunca da, traş olmaya ihtiyacım günden güne artarak devam eden bir sorun haline geldi. Eve geldiğimde ise babamın bir iş toplantısı nedeniyle Antalya'a gittiğini biliyordum fakat kendi traş malzemelerini de götüreceği aklıma gelmemişti.

İşte tam bu sırada kitaplara konu olabilecek bir olay gerçekleşti ve Gillete'in "İlk Deneyen Siz Olun" sloganıyla, kendi deyimleriyle Türkiye'nin en popüler 150 bloggerına gönderdiği Fusion Power traş setinin eve geldiğini gördüm. Henüz İstanbul ya da Ankara'da sabit bir adresim olmadığı için ailemin ev adres bilgilerini vermiştim. Gerçekten güzel bir tesadüf oldu.

Bu günlerde yavaş yavaş ülkemizde de yayılmaya başlayan Word of Mouth Marketing (WOMM) ağızdan ağıza pazarlama olayının güzel bir örneği diyebilirim bu kampanya için. Ama bu konuda yaptığı bir iki reklam kampanyası ile ahkam kesmeye yetkisini kendisinde gören bazı firmalara söylemek istediğim ise, WOMM'u Türkiye'de deneyen ilk firmalardan birisinin PC Magazine dergisi olduğu gerçeğidir. Geçtiğimiz sene bu günlerde dergimize gelen test ürünlerinin sadece kendimiz test etmek yerine okuyuculara göndererek, okuyucuların olumlu/olumsuz yorumlarına dergimizde yer vermeyi ilk düşünen ve gerçekleştiren de bizdik ve bu testler halen devam etmekte. Bu anlamda WOMM'un değerinin birçok firma tarafından şimdi fark ediliyor olması, PC Magazine'de bizim pazarlama adına çok doğru şeyler yaptığımızda göstergesi. Çünkü pazarlama her yerde. Benim kızdığım nokta ise Türkiye'ye WOMM'u getiren firma gibi kendini göstermek isteyenler. En iyisi siz WOMM'u sahiplenmeyi bırakıp, sonrasında gelecek pazarlama trendinin ne olduğunu tartışmaya ve fikrin mülkiyetini almaya çalışın.

Neyse konumuza dönelim. 

Bu kadar emek edilip böyle bir anda bana ulaştığı için ürünü mecburen kullanmak zorunda kalsamda, ürünle ilgili bende yorumlarımı yazmak istedim.

Ürün şık bir paketle gelmiş. Fakat bana gelen birçok kutuyu evdekiler benden önce açtığı için benim kutuyu açma imkanım olmadı. Ama tüm seti içinde barındıran bu gri kutunun açık haline dıştan bakıldığında, üzerindeki aynasıyla bence göze hoş gelen bir tasarım olmuş. Fakat ayna üst kapağa yapıştırılmak yerine, içine gömülse çok daha iyi olabilirdi diyebilirim. 

Hatta kapağın altı yapışan şekilde tasarlansa ve üst kapak Gillete logolu bir ayna ile tamamen kaplı olsa, bir yere yapıştırılıp kullanılabilirdi ve bence bu birçok kullanıcının hoşuna giderdi. 

Kutu içerisinde yer alan traş setine gelince, set standart üçlüden oluşmakta. Bir adet traş bıçağı, bir adet traş köpüğü ve bir adet traş sonrası krem. Genelde otomatik traş makinelerini tercih ettiğim ve uzun süredir standart traş bıçaklarını kullanmadığım için traş bıçağı hakkında ki yorumlarım bence en önemlisi. O nedenle önce traş bıçağından başlayayım.

Traş bıçağının kutusu, arka tarafında yer alan açma bölümü yardımıyla çok kolay açılıyor. En son bundan 1-2 sene önce kullandığım Gillete Mach 3'ün kutusunu açmak için az uğraşmamıştım. Bu nedenle traş bıçağı kutusunun açılış beni umutlandırdı. Traş bıçağı genel olarak, standart bir traş bıçağı görüntüsünde. Günümüz traş bıçakları en son kaç jilet içerir hale geldi bilmiyorum ama bunda beş adet var. Traş bıçakları konusunda derin bir bilgim olmasa da, Gillete'in bu yeni ürünüyle olduğum mecburi traş sonrası, genel olarak memnun kaldığımı söyleyebilirim.

Traş işlemini biri derin olmak üzere iki kesikle atlattım. Otomatik traş makinelerinde ki bazı özellikleri, standart traş bıçaklarında denemek bu sonuçlara neden olabiliyor demek ki. Tabi burada benimde suçum var ama traş bıçağıda en az benim kadar suçlu.

Örneğin traş bıçaklarında olan standart yukarıdan aşağı, ya da aşağıdan yukarıya traş hareketini sağdan sola doğru bıçağı dik tutarak denediğinizde kesinlikle yüzünüz kesiliyor. Ben denedim ve çenemin sağ tarafında hatırı sayılır bir kesik oluştu. Ama aynı yöntem, otomatik makineler ile denediğinde farklı bir traş başlığı teknolojisi kullandığı için bu sorun yok. Bu konuda traş bıçağı üreticilerine önerim; traş bıçakları dik tutularak, yana doğru çekildiğinde yüzü kesmelerini önleyecek bir koruma sistemini traş bıçağının sağ ve sol bölümlerine yerleştirmeleri. Zaten traş işlemi standart olarak aşağıdan yukarı ya da yukarıdan aşağı yapılan bir işlem. Yani bu koruma alanlarının standart traş işlemine bir etkileri yok.

Ama ola ki benim yaptığım gibi, traş bıçağı dik tutularak sağdan sol'a bir çekme işlemi olursa, bu koruma alanları yüzün kesilmesini önler. Tabi bu bahsettiğim alanların eğimlerinin de iyi ayarlanması ve traş bıçaklarının bu eğime göre yeniden tasarlanması gerekiyor. Benim bu testim her ne kadar inovasyon amaçlı bir test olsa da, kazara bu tip hareketler yüzünden, yüzümü kestiğim çok oldu. Bence önemli bir nokta. 

Sonuç olarak Gillete'ın, Fusion Power isimli bu yeni trendinde yer alan bıçağı, birkaç nokta dışında otomatik traş makinelerini aratmayan rahatlık sunuyor diyebilirim. Ben memnun kaldım.

Set içerisinde yer alan traş jeli teknolojisi ise bu aralar hemen, hemen her firmanın geçmeye başladığı bir teknoloji. Sıkıldığında jel ama bir yüzeyle temasa başladığında köpüren bir madde. Böylece bir el dolusu köpükle uğraşmak zorunda kalmıyor, sadece yüzünüzde istediğiniz bölümleri köpürtüyorsunuz. Bu yenilikle ilk tanışmam başka bir firma aracılığıyla olmuştu ama Gillete'in de bunu kullanıyor olması güzel. 

Traş sonrası krem ise ayrı kullanabileceğim bir ürün, traş sonrası hiç bir yanma hissi yaşamadım. Burada ki önerim ise koku üzerine olacak. Traş sonrası kremlerinin koku olayını, Gillete biraz daha güzel hale getirebilirse bence çok daha iyi olacak. Örneğin erkeklerin çok tercih ettiği ilk üç parfüm firmasıyla anlaşılıp, o kokuları içeren üç farklı ürün üretilebilir ve isteyen istediği kokuyu veren traş sonrası kremi alabilir. Efektif bir nokta daha olabilir bence traş alanında inovasyon adına.

Umarım yorumlarım ve önerilerimle okuyanlara yardımcı olabilmişimdir. Herşeyin sonuna 2.0 - 3.0 eklemeye başladığım bu günlerde bence Gillete'in, bahsettiğim noktalarda çözüm üreterek Shave 2.0 (Traş 2.0) teknolojisini bizlere sunması yakın :)

Not: Gillete'in global web sitesi www.gillete.com Türkiye'den giriş yapmaya çalışan kullanıcıları www.gillete.co.tr sitesine yönlendirmeye çalışıyor ve bu nedenle hata oluşuyor. Doğru yönlendirme adresi http://www.gillette.com.tr/ olacak.