7Gam.es | Flash Games Forever!

Ağustos 2008 Köşe Yazım: İnternet Değişiyor

Her geçen gün internetteki yeniliklere bir yenisi daha ekleniyor. Asıl yenilenmesi gereken ise hızla gelişen internetin nimetleriyle yeni yeni tanışan halkımıza sunulacak hizmetler.

Geçtiğimiz ay internet teknolojileri tarafında birbirinden önemli gelişmelerin bir arada yaşandığı bir ay oldu. Bu nedenle yaşanan her en önemli gelişmelere kısa, kısa yer vermek istedim.

Artık Flash’da Aranabilecek
Flash tabanlı sitelerin arama motorları tarafında yaşadığı indexlenme sorunu sonucu kullanıcı çekemediği için yavaş, yavaş kapandığını ve Flash’ın internet aleminde sadece bannerlarda yer aldığına alışmıştık.

Fakat görünen o ki Adobe artık bu duruma bir dur demek istedi ve Flashlar üzerinde arama yapmaya olanak tanıyan, Adobe Flash Player teknolojisini büyük arama motorları Google ve Yahoo ile paylaştığını açıkladı.

Böylece artık zengin ve dinamik internet içerikleri ve indesklenemeyen bir kısım içerikler bu teknoloji sayesinde arama motorlarının kayıtlarında görüntülenecek. Bu da bir Microsoft teknolojisi olan Silverlight’ın işini daha da zorlaştıracak diyebiliriz.

Hakia Türkiye’de Büyüyor
Hakia Temmuz ayı itibariyle daha da Türkçe bir yapıya kavuştu. Ana sayfası Türkiye’ye özel yeni tasarıma geçen Hakia‘nın, biz Türk kullanıcılara sunduğu yeni imkanlar ortaya çıktı.
Bunlardan ilki Türkçe internet sitesi sahiplerinin, Hakia‘nın site taramalarında yer alabilmek için yapması gereken bildirim menüsü. Türkçe web sitelerinin Hakia taramalarında yer alması ve Türkçe içeriğin arama sonuçlarında çoğunluğunun artması için oldukça önemli olan bu yenilik ile Hakia hem Türkçe içeriğini arattırmayı, hem de Türk kullanıcıları kazanmayı hedefliyor.

Biz Türklere sunulan diğer bir olanak ise Hakia‘nın galeri sayfalarının özelleştirilebilmesi. Bundan sonra Hakia üzerinden adınızla yapılan aramalarda, çıkmasını istediğiniz sonuçları özelleştirmek mümkün hale geldi.

Kendi açımdan bakacak olursam, Ali Rıza Babaoğlan ismiyle yapılan bir aramada çıkması beklenen sonuçları istediğim gibi özelleştirmeme olanak tanıyan bu özelliği kullanabilmek için beklenen şey ise bir Hakia Club üyeliği. Bu aşamadan sonra kendi galerinizi oluşturarak, sonuçları sıralayabilir, düzenleyebilir ve arama sonuçlarında yer almasını istemediğiniz sonuçları silebilirsiniz.

VDSL2 Geldi

1 Temmuz ile Türk Telekom tarafından devreye sokulan yeni bir hizmet olan VDSL ise bugünlerin bir diğer moda konusu. VDSL2 geldi yurt içi internet hızımız arttı. Fakat internet trafiğimizin yarısından fazlasını kaplayan yurtdışı sitelerine girişte herhangi bir farklılık söz konusu değil.

Yurtiçi internette Avrupa’nın en hızlı üçüncü ülkesi olmak görünen o ki bize şu ana kadar pek bir şey kazandırmadı. Ülkemize yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Türk Telekom yetkililerinin, yurtdışı çıkış hızımızın arttırılması konusunda bir şeyler yapmalarını rica ediyoruz. Hatta bunun için internet üzerinde, “Google Bize Logo Yap!” gibi bir girişim başlatılabilir mi, kim bilir?

Temmuz 2008 Köşe Yazım: Yahoo – Google Anlaşması

Microsoft’un birkaç önce yaptığı teklifi az bulan ve ikinci teklifini de reddeden Yahoo, Google ile anlaştı.

Microsoft’un geçtiğimiz aylarda yaptığı teklifi fiyatı az bulduğu için reddeden Yahoo, ikinci teklifin ardından Microsoft’la bu tür bir anlaşmadan yana olmadıklarını belirtip görüşmeleri sonlandırmıştı.

Yahoo, Microsoft’un olası satın alma ve yatırım teklifleri konusuna son noktayı koyduğunu söyledikten birkaç saat sonra ise Google’la anlaştı. Yapılan bu anlaşmanın basına yansıyan detaylarına göre, Yahoo üzerinden yapılan arama sonuçlarında Google’ın bazı reklam sonuçlar gösterilecek.

Microsoft, Yahoo’nun tamamı ya da bir bölümünü satın almaya çalışarak online ortamda Google’la daha iyi rekabet etme planları yaptığı sıralarda, Yahoo’yu satın almak için yaptığı teklifin reddedilmesinden sonra, Google ve Yahoo arasında yapılan bu reklam anlaşması, Microsoft için bir bakıma yenilgi anlamında.

Yahoo’dan gelen bilgilere göre firmanın Microsoft’la görüşmeleri sonlandırmasının en önemli nedeni Microsoft’un Yahoo’nun tamamını değil de sadece arama bölümünü satın almak istemesi.

Anlaşmanın Detayları

Anlaşma haberleri sonrasında Yahoo’dan yapılan açıklama ile anlaşmanın detayları belli oldu. Buna göre Yahoo ilk on iki ay içerisinde bu anlaşmadan üç yüz milyon dolar civarında bir gelir bekliyor.

Söz konusu anlaşma başlangıç olarak dört yıl için geçerli olsa da Yahoo isterse bunu altı yıla çıkarma opsiyonuna sahip. Yahoo, Google’la yapılan bu anlaşmayla rekabet gücünü güçlendirmeyi ve mali anlamda önemli bir gelir elde etmeyi umduğunu belirtiyor.

Detaylarına bakıldığında aslında çokta büyük bir anlaşma gibi görünmese de, bu anlaşma Google için Yahoo’yu kendi tarafına çekmeyi başarabilmek demek. Aslında bu nedenle gerçekten önemli. Çünkü bu anlaşma ile bir internet şirketi Google, kendisi gibi deneyimli ve önemli bir internet şirketi olan Yahoo’nun, rakibiyle yakınlaşmasını önlüyor. Böylece Microsoft’un internet tarafında da güçlenmesini önleme çalışıyor.

Microsoft’un Stratejisi

Microsoft ise bu yenilginin ardından, arama ve reklam pazarındaki payını artırabilmek için Avrupalı araştırmacıların yardımlarına umut bağlamış görünüyor. Önümüzdeki yılın ortalarında Avrupa’da bir arama teknolojisi merkezi açmayı planlayan Microsoft, Google’ın arama ve online reklam pazarındaki egemenliğini kırmak için yeni yollar arayışında.
Bunun için Live altında fazla kullanmayan servislerini kapama ve rekabet gücü fazla olan servislerine daha fazla kaynak ayırmayı planlayan Microsoft, Avrupalı araştırmacıların Live Search Cashback özelliğine rakip fikirlerle gelmesini beklemekte.

En son Windows Live Help Community’de kapatan Microsoft, Live Search Books’u da kapamak üzere.

Yahoo – Google Geleceği

Son bir haber olarak ise Google ve Yahoo, anında mesajlaşma servislerini birbirleriyle haberleşebilir hale getirmek için çalışmaya başladığı konuşuluyor. Böylece Google Talk ve Yahoo IM kullanıcıları, önümüzdeki günlerde birbirlerini listelerine ekleyebilecekler ve iletişim kurabilecekler. Bekleyelim görelim..

Haziran 2008 Köşe Yazım: Türkiye Blog Konferansı & Blog Ödülleri 2008

İlki geçtiğimiz yıl Kasım ayında Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde Microsoft Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleştirilen blog konferanslarının ikincisi bu yıl Galatasaray Üniversitesinin denize nazır manzarası eşliğinde yine Microsoft Türkiye’nin ana sponsorluğunda gerçekleştirildi.

İnternet üzerinde içerikleri ile kendilerini kanıtlamış Türkçe web günlüklerinin yazarlarının, Türkiye’de internet teknolojileri üzerine yaptığı konuşmalarla başlayan etkinlik, birbirinden eğlenceli birkaç panel ile devam ederek yaklaşık beş saat sürdü.

Etkinliği dinlemeye gelen izleyicilerin, etkinlik dahilinde yer alan konuşma ve konuşmacılar hakkında ki gözlemlerini anından internet üzerine aktarabilmesini sağlamak amacıyla kurulan bir masayla, internet bağlantısına sahip laptoplar izleyicilerin kullanımına açılmıştı. Böylece izleyicilerin konferanstan canlı yayınla yazılarını hazırlamalarına olanak sağlanması hoş bir düşünceydi.

Bloglar Ödüllendirildi

Geniş bir izleyici kitlesi ile bu yıl Mayıs ayı ortalarında gerçekleştirilen etkinliğin bir önceki etkinlikten en önemli farkı ise blog ödülleri ile birleştirilmesi oldu.

İnternet günlüğüm www.alibabaoglan.com ’da da sıkça değindiğim üzere; Mart ayı başlarında ortaya atılan bir fikir ile bugünlerine gelen blog ödülleri 2008’in oylama süreci Nisan ayı ortalarında başlayıp, Mayıs ayı başlarına kadar sürdü.

İnternet kullanıcılarının oyları ile 10 farklı kategoride belirlenen yılın en iyi 30 blogger’ı ise Blog Konferansı 2008 etkinliğinin sonunda düzenlenen kokteyl sırasında ödüllerine kavuştu.

Benimde ilk blog konferansı etkinliğinden beri şahsen katılarak izleme fırsatı bulduğum etkinliklerin bu sene ki ayağında gözlemlediklerim bu tip etkinliklerin devamlılığı açısından şüphe uyandırsa da, ilerleyen yıllarda bu tip kişi odaklı sorunların ortadan kalkmasını bekliyorum.

Bazı blog yazarları arasında internet üzerinde başlayan ve sonu mahkemelere varan olayların etkilerinin blog konferansı sırasında sanal dünyadan reel’e taşınması ve bazı ödül sahiplerinin sırf bu nedenlerle ödülleri almaya gelmemesi, Türkiye’de internet kullanımının ve internet teknolojilerinin ilerlemesine katkı sağlamayı amaçlayan başlangıç seviyede ki bu tip etkinlikleri amaçları dışına taşırıyor.

Bu tip konularda emekleme evresinden çıkmaya çalıştığımız şu günlerde ortaya çıkan bu tür fikirlerin önünü kesmemek açısından bence biraz daha dikkatli davranmak şart. Ufak tefek şeyler için internetimizi kirletmeye gerek olmadığını düşünüyorum.

Bir Tavsiye


Galatasaray Üniversitesi Bilişim Klübünün desteğiyle bu sene Galatasaray Üniversitesi Beşiktaş Kampüsünde gerçekleştirilen etkinliğin ilerleyen yıllarda nerede gerçekleştirileceği konusunda ise bence yine internet kullanıcılarının oylarına başvurmak etkili bir fikir olabilir.

Önceden belirlenecek 5 farklı üniversite arasında, kullanıcıların oylarıyla seçilecek etkinlik yeri, artık yavaş yavaş son demlerine yaklaştığımız Web 2.0 dünyasının temel taşı olan birey odaklı internetin gereği.

Etkinliğin her yıl farklı bir ilde, farklı bir üniversitede gerçekleştirilmesi fikrinin en büyük artısı ise etkinliğe her yıl farklı bir heyecan katılması olacaktır.

Blog ödülleri için yapılan oylamalar sırasında açılacak bir anket ile oy veren herkese yer konusunda bir seçim hakkı tanınabilir.

Ne dersiniz, sizce üzerinde düşünmeye değer mi? 

Mayıs 2008 Köşe Yazım: Türk Blog Yazarları Buluşmaları

Wordpress, BlogEngine gibi hızlı bloglama sistemlerinin hayatımıza kattıkları sadece internet ile sınırlı değil. Bunun en güzel örneklerinden birisi, sanal ortamda yapılan tartışma ve tanışma toplantılarının yavaş, yavaş reel dünyaya da taşınması.

Birbirinden belki haberli, belki habersiz, çok farklı hayat öncelikleri olan insanların sadece internet üzerinde günlük yaşamlarının bir kısmını ya da bazı deneyimlerini paylaştıkları için bir araya gelmesi fikri bana gerçekten enteresan gelen bir konu.

Fakat sosyal ağlar ve sosyalleşme üzerine kurulu sistemlerin sonucu olarak bu tip şeyler artık ülkemizde de sıkça yapılır olmaya başlayacak gibi.

Türkiye’de blog yazarlarını bir araya getirmek amacıyla internet üzerinde herkese açık bir sosyal ağ olan Ning üzerinde kurulan küçük bir topluluk girişimiyle başlayan bir araya gelme uğraşları, İstanbul’da yapılan ilk toplantılar ile sonuçlarını ortaya koymaya başlamıştı.

Bu konuda benzer alanlarda gördüğüm eksiklik ise İstanbul’da yapılan benzer toplantılardan sonra farklı illere bir yansımanın olmaması. Fakat TBY bu konuda beni yanılttı. Barış Ünver’in bir blog yazısı ile başlayan ve Mücahit Yılmaz’ın da destekleriyle devam eden sürecin ardından Nisan ayı ortalarında Türk Blog Yazarları İstanbul’dan sonra, Ankara’da da buluştu.

Daha önce yapılan toplantıların değerlendirmelerinden gözlemlediğim kadarıyla, genelde çözüm üretme noktasından çok, standart sorunların tartışıldığı ve sırf bu nedenle ilerleyen organizasyonlar için pekte faydalı görmediğim etkinliklerin Ankara ayağına katıldığımda ise bu fikrimin yavaş, yavaş değişmesi gerektiğini gördüm.

Katılımcılar sayı itibariyle çokta fazla olmasa da, standart internet sorunlarının tartışılmasıyla başlayan toplantı, çözüm odaklı yaklaşımlarla, beklediğimden güzel ilerledi ve sorunlara basitten başlayan çözüm önerileri gelmeye başladı. Bu konuda internet üzerinde içerik hırsızlığı üzerine dikkatimi çeken bir öneriyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bugünlerde sıkça karşılaşmaya ve artık önemsememeye başladığım soruna kısaca bakmak gerekirse, internet üzerinde orijinal içeriği hazırlayan kişi veya kişilerin, daha sonra bu içeriğin kopyalanması yoluyla haksızlığa uğraması ve gerçek içerik sahibinin bu konuda bir şey yapamaması durumu söz konusu.

Bu sorunun, çok fazla yaşandığı için artık önemsenemez ve olması gereken bir durum halini almasında ise en büyük etken arama motorlarının bu konu hakkında ki tutumu.

Arama motorlarının, genelde son kullanıcıyı aradığı içeriğe en hızlı ulaştırma felsefesi, bu konuda etik kuralları göz ardı etmelerine sebebiyet vermekte. İşte bu tutum nedeniyle yukarıda bahsettiğim sorun, sadece içerik üreticilerin sorunu olarak kalmakta ve çözüme yönelik somut bir şeyler yapılamakta.

Çok geniş ve düzgün içerikli gibi görünen fakat tüm içeriğin kısa sürede gerçekleştirilen kopyalama işlemleri sonunda oluşturulan sitelerin, bir anda popülerleşmesi ve bu popülerleşme ardından işlerin böyle yürüyeceğini sanarak çalıntı içerik konusunda daha detaylı çalışmalara başlaması ise bu sorunun farklı bir yüzü.

Bu konuda ortaya atılan fikirlerin hiç birinin çözüme ulaşacak kadar başarı gösterememesi de aslında detaylı bir çözüm gerektiğinin göstergesi.

Sorun bu kadar netken çözüm konusunda yaşanan sorunun nedeni ise, bu işin bir kişi tarafından değil de, Web 2.0 mantığının temel taşı olan ve farklı alanlarda internet kullanan topluluklar tarafından yapılmasını sağlayan çözümlerin ortaya atılmaması.

Tam bu nokta da, katıldığım TBY Ankara toplantısı sırasında karşılaştığım tarayıcı eklentileri fikri, Türkiye'den internetin gelişimi konusunda umut vericiydi.

Fikri kısaca; blog yazarları tarafından çok kullanan web tarayıcıları için geliştirilecek StumbleUpon benzeri farklı tarayıcı eklentileri geliştirilerek internet üzerinde içerikler oylanması olarak tanımlayabiliriz.

Bir internet sitesi girişimiyle de etkileşimli olacak bu oylamada siteler aldıkları oylara göre belirli bir seviye de tutulacak. Eğer bir site belirtilen eşik değerinin üzerinde içerik hırsızı oyu almış ise, siteye girildiğinde eklenti üzerinde açılacak bir uyarı penceresi ile bu sitede çalıntı içerikler yayınlanmaktadır ve şu kadar kişi bu konuda hem fikirdir gibi bir bildirim yapılacak.

Tabi bu konu yukarıda da bahsettiğim gibi sadece internet üzerinde içerik üretenleri ilgilendirmekte. Bu nedenle böyle bir eklenti oluşturulsa bile kimlerin kullanıp, kimlerin siteleri oylayacağı ve bu oylamanın ne kadar sağlıklı olacağı da soru işareti.

Ama bu eklenti güncel bir sistem ile ilişkilendirilir, dil desteği sağlanır ve bu sistem de herkesin güvendiği kişiler söz sahibi olursa, yapılan oylamalara göre son karar verici bir mevkii ile sorun çözülebilir.

Aynı Wikipedia mantığında olduğu gibi. Bu fikrin gerçekleştirilmesin de ki en can alıcı nokta ise internet üzerinde ayrıştırmayı yapan gücün ülkemizin elinde olacağı gerçeği. Fikri sunmak benden, sizleri görelim.

Nisan 2008 Köşe Yazım: MIX 2008’in Ardından Bizlere Kalanlar

MIX’08 her yıl olduğu gibi bu yılda enteresan gelişmelere ve birçok yeni teknolojinin duyurulmasına ev sahipliği yaptı, bunlardan en dikkat çekenleri ise Internet Explorer 8’in ve Silverlight 2.0’ın Beta 1 sürümleri oldu.

Microsoft'un bu yıl üçüncüsü düzenlediği MIX'08 konferansı, 5-7 Mart tarihlerinde Las Vegas'ta gerçekleştirildi.

The Next Web Now şeklinde adlandırılan konferansta Microsoft'un birçok yeni ürün ve teknolojilerinin tanıtımı yapılarak, önümüzdeki birkaç yıl için Microsoft’un ön gördüğü teknolojik gelişmeler sonucu ürettiği ürünleri bütün dünyaya duyuruldu.

http://ufalt.com/?iwbh6 adresinden etkinlikte duyurulan tüm teknolojilerin ayrıntılı listesine ve download bilgilerine erişebilirsiniz.

Tanıtılan bu yeni teknolojiler arasında en çok ilgi görenlerden birisi ise şüphesiz IE 8’in Beta 1 versiyonuydu. Bir süredir geliştirilmeye başladığına ve neler vaat edeceğine dair haberlere rastladığımız IE 8’in 1. Betasını nihayet görebilme şansı elde ettik.

IE 8 Neler Vaat Ediyor?

Bu alanda en önemli rakibi olan Firefox’un yeni sürümü için bu kadar sık beta çıkartması ve her an kullanıcıları ile bağlantılarını sağlam tutmaya çalışmasının yanında IE 7’den sonra uzun süredir sesi sedası çıkmayan Microsoft tarafında yaşanan bu gelişme dikkatleri IE 8’in üzerine çekmeye yetti.
Benim duyurulduğu gün indirip test etme şansı bulduğum IE 8’in Beta 1 sürümünde göze çarpan önemli özellikler arasında; CSS 2.1 desteği, CSS Sertifikasyonlama,  HTML 5 desteği, ve geliştirici eklentileri özellikleri sayılabilir.

Daha iyi performans vaat eden IE 8 Beta 1’de ise ben henüz bunu net olarak gözlemleyemedim. IE 8 Beta 1’de beş farklı sekme açtığımda kullanılan fiziksel bellek miktarı ne yazıkkı halen 100 MB’ın üzerinde.

IE 7’den daha güvenli phishing filtreleme desteği sağlayan IE 8 ile tarayıcının ani çökmelerine karşı açık sekmelerin tekrar geri döndürülmesi özelliği de geliyor. Güzel bir özellik olarak dikkatimi çeken WebSlices ile RSS desteği olmayan sayfaları da aktif olarak takip edebilme yeteneğine sahip olmamızda IE 8’in geleceği için önemli bir artı bana göre.
Herhangi bir sayfa üzerinde sağ tıklama alanında yer alan değişikliklere ise IE alt yapısına yeni eklenen “Activities” özelliği ile sağlanmış durumda. Bulunduğunuz web sitesindeki istediğiniz herhangi bir içeriği , facebook, translator, live search , hotmail, live maps gibi servislere doğrudan taşıyabilmemize olanak tanıyan bu özellik ile sadece sağ tıklama yaparak seçili bir metni direk e-postamıza dahil edebiliyor, online günlüğümüzde yayınlayabiliyor, ya da arama yapabiliyoruz. Seçili ismi Facebook, Live Search gibi sistemlerde de aramamıza olanak tanıyan bu özellik IE 8’in yenilikçi tarafını gösteriyor.

Silverlight 2.0 Neler Getirecek?
Silverlight bir sonraki sürümü olan Silverlight 1.1'den yeri geldiğince günlük yazılarımda ve verdiğim bazı seminerlerde bahsetme şansı buluyorum. Özellikle arka planında .NET Framework desteğini de alarak VB, C# desteği de sağlayan bu yeni sürümün ismi bir süre önce Silverlight2.0 olarak değiştirildi. Mix 2008 bünyesinde yapılan tanıtımlarda ise Silverlight 2.0'ın Beta sürümünün de kullanıcılara açıldığı ve bilgisayarınıza indirerek kullanmaya başlayabileceğimizden bahsedildi.
Fakat Silverlight 2.0 Beta ile beraber gelen yeniliklerden faydalanarak uygulama geliştirebilmek için yine Mix 2008’de tanıtımı yapılan Blend 2.5'in de bilgisayarınızda kurulu olması gerekiyor.
Geçtiğimiz sayılarda detaylarına uzunca değinme fırsatını bulduğum Silverlight’ın bu yeni sürümünün detaylarına, konunun genişliği ve yerimin azlığı nedeniyle değinmeyecek olsam da bu konuda detaylı bilgi alabilmek için ve ilgili sürümlerin download bilgilerine ulaşabilmek için www.alibabaoglan.com adresini ziyaret edebileceğiniz hatırlatmak isterim.

Mart 2008 Köşe Yazım: 2008'in Internet Trendlerine Bakış

Yapılan son araştırmalara göre 156 milyonun üzerinde olan web sitesi sayısının giderek artması ve sayıları 100 milyonu aşan günlük yazarının devreye girerek piyasayı farklı alanlara çekmesi sonucu internet üzerinde artık neyin, ne kadar tutacağını anlamak çok daha zor hale geldi.

Bu nedenle Japon Bilgi Mimarları (Information Architects) grubu tarafından ilk defa 2007 sonlarına doğru yayınlanan Web Trendleri Haritası umulandan çok daha büyük bir ilgi görmüş ve birçok günlük de farklı, farklı yorumlara duyurulmuştu.

Yakınlık, başarı, popülerlik ve perspektif gibi farklı kategorilere göre ayrılmış ve bu özellikleri çerçevesinde sıralanmış olan bu haritada, 2007 yılının iki yüz başarılı web sitesi Japonya metro haritası üzerinde gösterilmekteydi.



Aynı ekip, bu yıl daha da büyük bir proje gerçekleştirerek üç yüzün üzerinde Web 2.0 projesini detaylı bir plan ile Tokyo tren haritası üzerine yerleştirdi.
Harita’nın güncelleştirilmiş bu yeni versiyonunda da bir önceki gibi, her kategoriyi farklı bir renk ile simgelenmekte.

Web sitelerini sekiz farklı kategoriye ayrılarak çizilen harita’da mühendisler, önemli kategorileri paylaşım, araçlar, teknoloji, bilgi, para, haberler, sosyal haberler, sosyal ağlar ve tasarım olarak belirlenmiş.Bu ana kategoriler üzerinde yer alan bağlantılar ise popüler olan Web 2.0 projeleri ve birbirleriyle olan ilişkileri.

Bu haritalar bize birçok proje için çok güzel ipuçları veriyor, eğer aklınızda yeni bir Web 2.0 projesi geliştirmek varsa, bu haritaya bakarak dünyada başarıya ulaşmış fikirlerin neler olduğunu görebilir, varsa projenizin benzer alanında ki rakipleriyle kıyaslamalarını kolayca yapabilirsiniz.

Yayınlanan bu harita üzerindeki yorumlara bakıldığında ise karşımıza birbirinden önemli üç nokta çıkmakta;

- Artık internet üzerinde ilk olabilmek değil, sürekli yenilikçi olabilmek önem kazandı. Daha güncel ve yenilikçi olan sistemler aslan payını kapacak gibi.

- Son kullanıcılar Web 2.0’da sürekli yön değiştirebilmekte. Bugün popüler olan sistemler, yarın popüler olmayabiliyor. Tüketiciler tatminkâr değil. Bunun en somut yerli örneklerinden biri ise itiraf.com

- Uzun vadede kavram kargaşasının artması ve ortaya çıkacak alternatif sitelerin, var olan güncel siteleri yok etmeleri olası. Bu nedenle akla gelen her şeyi yapmak gerekiyor. Bu tutmaz diye düşünülen projelerin yaşam süresi artıyor.

2008 için Web  Trendleri neler olacak? Ayrıntılar bu harita’da. Keşke böyle bir çalışma Türkiye içinde yapılabilse. O zaman ortaya çıkacak projelerinin başarıya ulaşma oranı artacak, neden Türkiye’den Facebook, Google, vs.. çıkmaz gibi sorular yanıt bulacak.