12 Nisan Cumartesi günü, elimde olmayan bazı nedenlerden dolayı ortasına bile kalamadan erkenden ayrılmak zorunda olduğum TBY Ankara buluşmasına katıldım.
Birbirinden farklı insanların sadece internet üzerinde birşeyler paylaşıyorlar diye bir araya gelmesi fikri bana gerçekten enteresan gelmişti. Bu da beni etkinliğe katılmaya yiten en önemli sebepti sanırım.
Katılıp, diğer içerik yazarları Türkiye'de internete ne gözle bakıyorlar ona şahit olmak istedim. Son vizemden koşar adım çıktıktan sonra ilk yarım saatini kaçırmama rağmen yine de muhabbetin başlarına yetişebildiğim toplantı da gözlemlediğim, hep aynı kişilerin konuştuğuydu. İçerik hırsızlığı
( ki bence pek önemi olmayan bir konu ) konuşuluyordu. Dinledim. Yorumlar başta sadece şikayet etme ve hayıflanma üzerine kurulu olsa da zamanla yapıcı ve çözüm getirici yorumlarda duymak hoşuma gitti.
Konunun bence önemli olmamasının nedeniyse, sorunun tek taraflı olması. Yani bu sorun sadece içerik üreticileri ilgilendiriyor ve bu içerikten faydalanmak isteyen üçüncü kişilerin neye, nasıl ve nereden ulaştıkları önem arz etmiyor. Sadece aradıkları şeye hemen ulaşabilme derdinde olan son kullanıcılar için arama motorları da içerik hırsızlığının önüne geçen bir çözüm üretemiyor. Çünkü bu binilen dalı kesmek olacak.
Çözüme önerisine gelecek olursak, tarayıcı add-on'u çözümü, benim için Türkiye'de internetin gelişimi konusunda çıkabilecek fikirler konusunda umut vericiydi. İlerde sunumlar, etkinlikler, vs.. ortamlarda kullanmayı düşünüyorum.
Fikir, üzerine benim ve sevgili hocam Erdem Bey'in laf arasında kattıklarıyla özetle şu şekilde; StumbleUpon'un ki benzeri bir tarayıcı add-on'u geliştirilerek site içerikler oylanacak. ( Tabi bu oylamaların tutulması ve işlenmesi için ayrı bir sistem tasarımı söz konusu ama o tarafı şuan geçiyoruz ) Site bu oylamalardan aldığı oylara göre belirli seviyede içerik hırsızlığına yönelik oy aldıktan sonra, kişiler bu siteye girdiğinde iş add-on'a düşecek ve net görülebilecek fakat ziyaret keyfini bozmayacak bir uyarı penceresi ile bu sitede çalıntı içerikler yayınlanmaktadır ve xxx kadar kişi bu konuda hem fikirdir gibi bir bildirim yapılacak.
Tabi konu sadece içerik üreticileri ilgilendiriyor dediğim gibi. Bu nedenle add-onu kimlerin yükleyip, kimlerin siteleri oylayacağı ve bu oylamanın ne kadar sağlıklı olacağıda önemli bir soru işareti. Ama bu add-on bir sistem ile ilişkilendirilir ve bu sistem üzerinde TBY Derneğinden herkesin güvendiği kişiler söz sahibi olursa, yapılan oylamalara göre son karar verici bir mevkii ile sorun çözülebilir bana göre. Aynı Wikipedia'da olduğu gibi. Ve TBY'nin desteği ile add-on duyurulup kişilerin kullanması sağlanabilir. Bu da TBY'nin somut olarak internet üzerinde yaptığı ilk icraat olur sanırım.
Bu konudan sonra ise page rank, vs.. konular konuşulmaya başlandı ki, beni neredeyse hiç ilgilendirmediği için aklımda somut birşey kalmadı. Sadece buluşmaya katılan tek bayan blogger'ın, "neden ben blogcu.com, blogspot.com, vs.. sistemler altında blog tutarak onlara para ve hit kazandırayım ki" yorumu garibime gitti. ("Bayan blogger" olan tamkarişiktan özür diliyorum. Böyle birşey dememiş, ben yanlış hatırlıyor olabilirim. Ama hit için blog yazanlar hakkında ki yorumumu göstermek amacıyla silmek istemedim. )
Yazarların değer (hit) kazanmak için yazmak yerine, yazdığı için değer kazanması bence daha doğru yol olabilir. Böylece nerede yazı yazarsa yazsın bir şekilde fark edilir. Fark edilmezse de üzülmez, çünkü fark edilme derdi yoktur. Orada belirtemedim, buradan belirtmek istedim. Tabi bu sözüm tak bayan blogger'a değil PR peşinde olan zihniyete.
Katılma fırsatı bulduğum yarım saatlik bölümde dikkatimi çekenler özetle bu satırlardan ibaret. Bu yarım saatlik kısmın detaylı bir analizini gelecek ay dergideki köşemde de paylaşmayı planlıyorum. Umarım TBY'na bir nebze katkısı olur.
Etkinliğin detaylı bir analiz için sevgili hocam Erdem Çorapçıoğlu'nun, şu yazısına göz atabilirsiniz.
Umarım bu etkinliğin bir diğeri de gerçekleştirilir ve bu sefer tüm etkinliğe katılabilme fırsatım olur.
Emeği geçenlere teşekkürler.