Geçtiğimiz hafta IBM'in her yıl Avrupa, Orta Asya ve Afrika'dan seçtiği 80 kişilik ekip ile düzenlediği Best Student Recognition Event etkinliği nedeniyle İsviçre'deydim. IBM'in Zürich dahilinde Horgen kasabası yakınlarında bulunan araştırma merkezi dünyanın sayılı ödüllü merkezleri arasında ve IBM'in en önemli inovasyon merkezlerinden birisi.
Dünyanın birçok yerinden 80 kişinin katıldığı etkinliğe Türkiye ekibi olarak, Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden ben ve Koç Üniversitesinde doktora öğrencisi olan bir katılımcı davet edilmişti. Diğer ülkelerin katılımcı profiline bakıldığında da Katılımcıların büyük bir çoğunluğunun yüksek lisans ya da doktora öğrencisi olması benim şaşırttı diyebilirim. Katılımcıların birçoğu farklı mühendislik dalları üzerine eğitim görmüş, yüksek lisans eğitimini iş yönetimi ve pazarlama üzerine yapıp, doktorasına başlamış kişilerdi. Bu kafile arasında yeni bir lisans mezunu olarak yer alabilmek beni sevindirdi.

Gerçekten çok yoğun geçen üç gün içerisinde, IBM'in üzerinde yeni çalışmaya projeler, şu an devam eden çalışmalar ve dünyanın farklı yerlerinden (Hindistan, Kolombiya, İspanya, vs..) IBM Zürich dahilinde yeni görev almaya başlamış kişilerin projeleri anlatıldı. Zürich'in tarihi ve önemli yerleri tur rehberleri önderliğinde tanıtıldı ve IBM'in Zürich merkezinde yer alan görkemli Switzerland Forum binası gezdirildi. Farklı grup etkinlikleri düzenlendi. Özellikle IBM Zürich Forum merkezi görülmeye değer ve herkesin çalışmak isteyeceği bir ortamdı. Çalışanların, çalışma standartları, ücretleri, hayat standartları çok yüksek. Etkilendim diyebilirim.
İnsanların IBM'in Zürich ofisine girebilmek için ortaya attığı projeleri görmek ise beni şaşırttı. Genelde birçoğu Türkiye'de değer görmeyecek ve bizim bu ne biçim proje diyebileceğimiz türden şeylerdi. Bu nokta ise bana bazı inovasyon yarışmalarında derece aldığım çözümler üzerinde çalışarak, bu kişilerden çok daha üst noktalara gelebileceğimi görmemde yardımcı oldu diyebilirim. Bu konularda çalışmaya kısa süre içerisinde başlayacağım.
İsviçre'ye dair ise birçok şey öğrendim. Birçok kişi ile tanıştım, bağlantılarımı genişlettim. Avrupa'da yaşamak isteyen herhangi birisini İngilizce ve Almanca bilmesinin önemini kavradım. Bunların iyi birer deneyim olduğunu ve birgün işime yarayacağını düşünüyorum. Kısaca yiyecek, içecek, elektrik prizi, GSM operatörleri vs.. konularda zorlanmama rağmen benim için çok faydalı bir etkinlikti. Yakın zamanda gitmeyi planladığım Hollanda'da bu deneyimlerimden faydalanacağım.
Beni bu etkinliğe davet eden IBM Türkiye Üniversite İlişkileri departmanına teşekkür ederim.
Etkinlik boyunca çektiğim 500'ün üzerindeki resimlerin bir kısmını Flickr'a yükledim. Buradan göz atabilirsiniz.