Dijital Vatandaş

Dijital Vatandaş



Dijital Vatandaş kavramı ilk kez 2010 yılında dile getirdiğim bir kavram.

Tanımını ise; “Gelişmeleri ve dünyayı televizyon yerine telefon ekranından takip eden insanlar.” şeklinde yapmak mümkün.

Dijital vatandaş bilgi ve iletişim kaynaklarını kullanırken eleştirebilen, online davranışlarının etik sonuçlarını bilen, ahlaki online kararlar alabilen, dijital dünyada iletişim kurarken ve işbirliği yaparken doğru davranışı teşvik eden kişidir.

Daha öncede çok kez söyledim, bende bu grubun içerisindeyim.

Y ve Z kuşağının bireylerinin hemen hemen hepsi bu grupta.

X kuşağından da ciddi oranda bu tarafa doğru bir geçiş var.

Başlarda özellikle çocuklarının ne yaptıklarını takip edebilmek için Facebook’a, Twitter’a üye olan anne ve babalar, hızla gözlemci aşamasından yorumcu aşamasına geçiyor.

Artık onlarda bu dünyadaki bilgiyi tüketen değil, bilgiyi üreten, yorumlayan kişi oluyorlar.

Dijital göçmen aşamasından, dijital vatandaş aşamasına geçiş bu.

Bu konudan Gezi Parkı Olayları üzerine yazdığım ve “bence yapılması gerekenleri” paylaştığım sürece dair ilk yazımda da bahsetmiştim.

Başta da belirttiğim gibi dijital vatandaş terimini ve tanımını ilk kez 2010 yılında bir özel sektör etkinliğinde kullandım.

Sonrasında 2011 yılında Kamu Sektörü özelinde yaptığım Dijital Başkent isimli bir konuşmada Kamu’da Dijital Dönüşüm ve Dijital Vatandaş Memnuniyeti başlığına vurgu yapmış ve dijital vatandaş teriminin en çok kamuyu ilgilendirdiğini söylemiştim. Çünkü ‘Dijital Vatandaş’ aynı zamanda bir seçmen.

Bu grubunun seçim yapmak için değerlendirmeleri farklı, çünkü dünyayı algılayışları farklı.

Bu ihtiyaçlardan ve isteklerden detay tanımlarda sıkça söz ediyorum.

Özetle bu istekleri hız, esneklik, her an ulaşılabilirlik, şeffaflık ve verimlilik altında gruplamak mümkün.

Bu tanımı daha sonra birçok alanda kullandım.

Bu konudaki yorumlarına ve düşüncelerime ilişkin oldukça değerli kişilerden online ve offline ortamlarda tavsiyeler de aldım.

Bunlardan sonuncusu ise geçtiğimiz hafta CNN Türk‘de yayınlanan ve Şirin Payzın‘ın hazırlayıp sunduğu “Ne Oluyor?” isimli program oldu.

Her ne kadar Dublin Havalimanından konuya dahil olsam da, Gezi Parkı süreciyle ve dijital vatandaş’ın bu süreçteki rolüyle ilgili detaylı bir açıklama yapma ve bilgi verme şansına eriştim. (İzlemek isteyenler bu adresten takip edebilirler.)

Dijital Vatandaş ve Seçmen konusunda olan bazı röportajlarda şöyle bir cümlem var; “Dijital vatandaşlar; ulusa seslenişler, grup toplantıları ve köşe yazılarından çok 140 karakterlik mesajlara, 3 dakikalık videolara, dikkat çekici, güzel veya esprili fotoğraflara itibar ediyorlar.”

Ve görüyorum ki; Dijital Vatandaş tanımı artık amacına ulaşmaya başladı. İyi bir farkındalık oluştu.

Bunu paylaşılan birçok twitter mesajından görmek mümkün.

Similar Posts:




About

Ali is a seasoned business leader and executive with 10 years of diverse experience in Digital and Commercial areas of IT industry. He gained broad experience in managing on-demand (cloud) and on-premise offerings in both Public and Private sectors in Turkey and UK&I.



'Dijital Vatandaş' has no comments

Be the first to comment this post!


Would you like to share your thoughts?

Your email address will not be published.

Ali Rıza Babaoğlan | All Rights Reserved, site of Grow in EMEA Investment Advisory
Turkish Passport by Investment | Turkey Passport by Investment | Turkey House Investment | Istanbul House Investment | Turkish Citizenship by Investment